Programa, Gülşehir Kaymakamı Tolga Değirmenci, Belediye Başkanı Erkan Çiftçi, Gülşehir Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Hüseyin Aras, İlçe Emniyet Müdürü Abdullah Akgül, İlçe Jandarma Komutanı Zafer Bulur, İlçe Müftüsü Bilal Kadı, Gençlik ve Spor İlçe Müdürü Derya Kocakara, Tarım ve Orman Müdürü İlter Çiftçi, İlçe Milli Eğitim Müdürü Resul Çevik, Sosyal Yardımlaşma Müdürü Bayram Çöloğlu, PTT Müdürü Harun Şahin, kurum amirleri, okul müdürleri, STK temsilcileri, öğrenciler ve çok sayıda dinleyici katıldı.
Programda konuşan Avanos Güzel Sanatlar MYO Öğretim Görevlisi Dr. Fatih Abanoz, Silahdar Seyyid Mehmed Paşa’nın hayatı, vakfiyesi ve eserleri hakkında şunları söyledi: “Silahdar Seyyid Mehmed Paşa, XVIII. yüzyıl Osmanlı idari yapısı içerisinde yükselmiş ve sadrazamlık makamına kadar ulaşmış önemli bir devlet adamıdır.
Görev yaptığı dönemde yalnızca merkezi idarede değil, taşra yapılanmasında da düzeni güçlendirmeye yönelik adımlar atmıştır. Paşa’nın en dikkat çekici yönlerinden biri, kurduğu vakıf sistemi aracılığıyla sosyal ve dini hizmetleri kurumsal bir zemine oturtmuş olmasıdır.
Hazırladığı vakfiye, dönemin sosyo-ekonomik yapısını anlamak açısından birinci elden kaynak niteliği taşımaktadır. Bu vakfiye ile cami, medrese, kütüphane, hamam ve çeşme gibi yapılar inşa ettirerek şehirleşme sürecine kalıcı katkılar sağlamıştır. Söz konusu eserler, sadece mimari yapılar değil, aynı zamanda kamusal hayatı organize eden sosyal merkezler olarak işlev görmüştür.
Paşa’nın imar faaliyetleri, klasik Osmanlı vakıf geleneğinin XVIII. yüzyıldaki devamlılığını göstermesi bakımından önemlidir. Arapsun’da gerçekleştirdiği yatırımlar, kentin ekonomik ve kültürel gelişimine ivme kazandırmıştır. Bu yönüyle Silahdar Seyyid Mehmed Paşa, hem idari hem de hayır kurumu faaliyetleri üzerinden değerlendirildiğinde, Osmanlı taşra tarihinin şekillenmesinde etkili aktörlerden biri olarak karşımıza çıkmaktadır.”
Programda konuşan Gülşehir Sosyal Bilimler MYO Öğretim Görevlisi Dr. Ahmet Korkmaz ise Silahdar Seyyid Mehmed Paşa’nın yönetim anlayışı ve Türk siyasi hayatına katkıları ile ilgili şunları söyledi: “Küçük Kaynarca’nın ağır yükünü omuzlarında hisseden Paşa, bu devletin ıslahatla ayağa kalkabileceğini gören dirayetli bir devlet adamıdır. Ancak o, yeniliği geçmişi inkâr ederek değil, geleneğe yaslanarak savunmuş; nizam-ı kadim ile ıslahat arasında sağlam bir köprü kurmuştur. Onun anlayışında devlet, şahısların hırslarına teslim edilecek bir makam değil, ebed müddet yaşatılması gereken kutsal bir emanettir.
Silahdar Seyyid Mehmed Paşa, otoriteyi adaletle, gücü vicdanla birlikte düşünen bir yönetim ahlakının temsilcisidir. Popüler olmayı değil, adil olmayı tercih etmiş; günü kurtarmayı değil, yarınlara iz bırakmayı hedeflemiştir.
Bürokrasiyi bir çıkar alanı değil, düzen ve liyakatin teminatı olarak görmüştür. Devletin bekasını, şahsi menfaatlerin üzerinde tutarak gerçek bir sorumluluk bilinci ortaya koymuştur.
Hastalığının en ağır anında bile ıslahatlardan vazgeçilmemesini vasiyet etmesi, onun hizmet aşkının en açık göstergesidir. Kısa sayılabilecek ömrüne rağmen ardında yalnızca fermanlar değil, bir yönetim ruhu bırakmıştır. Bu yönüyle Silahdar Seyyid Mehmed Paşa, Türk siyasi hayatında vicdanla yoğrulmuş devlet anlayışının en güçlü sembollerinden biri olarak hafızalarda yaşamaya devam etmektedir.”
Program kapsamında konuşmacılara plaket verilmesinin ardından, düzenlenen resim ve şiir yarışmalarında dereceye giren öğrencilere ödülleri takdim edildi.