Avanos, Nevşehir İline bağlı bir ilçedir. Nevşehir'in 18 km kuzeyinde olan yerleşiminin, Antik Devirdeki adı Venessa, Zuwinasa ya da Ouenasadır. Çok sayıda çanak çömlek atölyesi bulunan ilçede seramik yapım geleneği Hititlerden beri süregelmektedir. Merkez bucağına bağlı 3, Özkonak bucağına bağlı 10 ve Topaklı bucağına bağlı 5 köyü vardır.

1926'da da dilbilimci Emil Forrer, Boğazköy Hitit Kraliyet Arşivler'inde yaptığı araştırmalar sırasında bir tablette Zuwinasa şehrinin adını okudu Nenessa ve Zu-Winasa, Nicole Thierry'nin çalışmalarına göre, Venassa ve Avanos'a dönüşmüştür. Osmanlı belgelerinde Avanos, Enes ve Evenez olarak geçer.

Avanos yakınlarında, Kızılırmak'ın hemen kenarındaki bir Roma mezarlığında ele geçen mermerden lahit, merkez Kapadokya bölgesi'nde bugüne kadar ele geçen tek lahit olması açısından ilginçtir. Lahit, 1971 yılında tesadüfen ortaya çıkmış.

Avanos'un Sarılar kasabası yakınlarındaki Prof. Gökberk'in başkanlığındaki Zank Höyük'te yapılan arkeolojik kazılarda Eski Tunç Çağı'ndan Geç Roma Dönemi'ne kadar değişik kültürlere ait kalıntılar açığa çıkarılmıştır. Avanos'ta 13. yüzyıl Selçuklu Dönemi'ne tarihlenen Sarıhan kervansarayı ve Alaaddin Camii bulunmaktadır.

1954 yılına kadar Kırşehir iline bağlı idi, belediyesi 1884'te kurulmuştur. 1954'te Nevşehir ilinin kuruluşuna beraber ilçe olmuştur.

Avanos Çevreyolu Köprüsü altındaki yollar genişletiliyor Avanos Çevreyolu Köprüsü altındaki yollar genişletiliyor

Avanos: Kapadokya’nın en önemli kentlerinden biri olan Avanos’ un tarihi 4000 yıl öncesine kadar uzanmaktadır. Kültürel özellikleriyle bölgenin “El Sanatları Merkezi” olarak öne çıkan Avanos özellikle çanak-çömlek ve seramik üretimi, halı ve kilim dokumacılığı gibi geleneksel el sanatları açısından oldukça zengindir. Kızılırmak’ın ikiye böldüğü Avanos peri bacaları, tarihi konakları ve sokakları, çömlek atölyeleri, halı üretim yerleri, kayadan oyma gösteri merkezleri, butik otel ve restoranları ile ziyaretçilerin büyük ilgisini çekmektedir.

Çanak – Çömlek Atölyeleri: Avanos denince akla ilk olarak çömlek atölyeleri gelir.  Kızılırmak’ın getirdiği kırmızı toprak ve milden elde edilen çamur Avanoslu ustaların elinde sanata dönüşür. Avanos’ta çanak çömlek yapım geleneği Hititlerden beri süregelmektedir. Aşık Seyrani’ nin “Kör de bilir Avanos’un yolunu, testi bardak kırığından bellidir.” sözü, Avanos’ta çömlekçiliğin ne kadar köklü olduğunu özetlemektedir.

Alaaddin Camii: 1202 yılında dönemin Sultanı Alaaddin Keykubat adına yaptırılan camii Avanos’ un Selçuklular döneminden kalma en eski ve önemli eserlerinden birisidir. 1948 yılındaki onarım sırasında şimdiki minare camiye eklenmiştir.

Zelve Açık Hava Müzesi: Zelve Açık Hava Müzesi; kiliseleri, etkileyici manzarası, kendine özgü peri bacası oluşumları ve zengin tarihiyle bölgenin en çok ziyaret edilen ören yerlerindendir. 9-13.yy’ları arasında Hristiyanlığın en önemli dini merkezlerinden biri olan Zelve Hristiyan din adamlarına ilk dini seminerlerin verildiği köylerden biridir.

Paşabağları: “Rahipler Vadisi” olarak da bilinen bu bölge eskiden münzevi bir hayat sürmek isteyen rahiplerin inziva yeri olarak kullanılmıştır. Üzüm bağları arasında bulunan büyük boyutlu peribacalarının içinde küçük şapeller ve keşiş hücreleri bulunmaktadır. Bunlardan en bilineni içerisinde taştan bir yastık ve yatak bulunan Aziz Simeon Şapeli ve Keşiş Hücresi’dir.

Çavuşin Köyü: Avanos’un 6 km güneyinde bulunan Çavuşin köyü terk edilmiş eski köy yerleşimi görüntüsüyle büyüleyicidir. Kapadokya’nın en eski kiliselerinden Vaftizci Yahya Kilisesi burada bulunmaktadır. Erken Bizans yapı özelliklerini gösteren kilisenin 5. yy’ dan kaldığı düşünülmektedir. Bir diğer önemli kilise de 10. yy eseri Nikeforos Fokas (Çavuşin) kilisesidir.  

Özkonak Yeraltı Şehri: Avanos’ un 15 km kuzeyinde bulunan yeraltı şehri büyük tıhraz (sürgü) taşları, odaları ve savunma yapıları ile dikkat çekmektedir. Yeraltı şehrinde çeşitli odalar, havalandırma bacaları, su kuyusu, şırahane ve yuvarlak kilit taşları görülebilmektedir.  

Belha Manastırı: Özkonak Kasabası’nda görebileceğiniz bir diğer yapı da Belha Manastırı’dır.  Burada kilise, yalı damı ve ayazma olarak adlandırılan tarihi kalıntılar bulunmaktadır.

Dervent Vadisi: “Hayal Vadisi” olarak da adlandırılan ve peribacalarının ilginç görüntüler oluşturduğu vadide deve biçimli kaya buranın sembolü haline gelmiştir. Vadi içerisinde özellikle fotoğraf meraklılarının ilgisini çekebilecek birçok doğal oluşum bulunmaktadır.  

Vadiler: Kapadokyanın en güzel yürüyüş parkurlarından olan  Güllüdere I, Güllüdere II ve Kızılçukur  vadileri muhteşem güzellikler barındıran vadilerdir. Bu vadiler içerisinde Üç Haçlı Kilise, Ayvalı Kilise, Haçlı Kilise, Yovakim ve Anna Kilisesi, Üzümlü Kilise (Aziz Nichitas Kilisesi) ve Direkli Kilise gibi önemli inanç merkezleri bulundurmaktadır.

Dereyamanlı Kilisesi: 4.yy sonu ile 6.yy arasına tarihlenen kilisenin içinde zemine oyulmuş mezar ve duvarlarında kabartma şeklinde yapılmış çeşitli haçlar bulunmaktadır. Bu haçlar arasında Malta, Latin ve Yunan Haçları dikkat çekicidir.

Çeç Tümülüsü: Yüksekliği 30 metre, çevre genişliği 300 metre civarında olan Tümülüs masa gibi düz bir dağ üzerine oturtulmuş koni görünümündedir. Yapımında kırık taşların yığma malzeme olarak kullanılması tümülüs‘ün hem kral mezarı hem de kült yeri olabileceğini düşündürmektedir.

Editör: Alpaslan Körükcü